Yapay Zekanın Su Tüketimi Küresel Ölçeği Aştı
2025 yılına ilişkin bir araştırmaya göre, yapay zeka sistemlerinin yıllık su tüketiminin 765 milyar litreye ulaşması bekleniyor. Bu miktar, küresel şişelenmiş su talebinin tamamını geride bırakıyor. Veri merkezlerinin soğutulması ve yapay zekayı besleyen elektrik üretimi sırasında dolaylı olarak kullanılan su, çevresel baskıyı artırırken uzmanlar şeffaflık ve sürdürülebilirlik konusunda uyarıyor.
Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, enerji tüketiminin yanı sıra su kaynakları üzerindeki etkisiyle de giderek daha fazla tartışılmaya başlandı. 2025 yılına ilişkin yapılan kapsamlı bir araştırma, yapay zeka sistemlerinin yıllık su tüketiminin küresel ölçekte dikkat çekici boyutlara ulaştığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, 2025’te yapay zeka altyapılarının çalışması için harcanacak toplam su miktarının 765 milyar litreye kadar çıkması bekleniyor. Bu rakamın, dünya genelinde şişelenmiş suya olan toplam talebi aşacağı belirtiliyor. Söz konusu tüketim yalnızca veri merkezlerinin soğutulmasında kullanılan suyu değil, yapay zekayı besleyen elektrik üretimi sırasında dolaylı olarak harcanan suyu da kapsıyor.
Çalışmada ayrıca yapay zekanın karbon ayak izine de dikkat çekildi. Buna göre, yapay zeka sistemlerinin 2025 yılı itibarıyla atmosfere saldığı karbondioksit miktarının 80 milyon tona ulaşabileceği ifade ediliyor. Bu seviyenin, bazı büyük şehirlerin yıllık emisyonlarıyla kıyaslanabilecek düzeyde olduğu vurgulanıyor.
Araştırmayı yürüten Hollandalı akademisyen Alex de Vries-Gao, çalışmanın genel veri merkezi faaliyetlerinden ziyade doğrudan yapay zekanın çevresel etkilerine odaklandığını belirtti. De Vries-Gao’ya göre, ChatGPT ve benzeri üretken yapay zeka uygulamalarının hızla yaygınlaşması, işlem gücü ihtiyacını ciddi şekilde artırdı ve bu durum su kullanımını da beklenenden çok daha yukarı taşıdı. Yapay zekaya bağlı su tüketiminin, önceki yıllarda tüm veri merkezleri için yapılan tahminlerin yüzde 30’dan fazla üzerine çıktığı ifade edildi.
Araştırmada kullanılan verilerin büyük ölçüde teknoloji şirketlerinin kendi çevresel raporlarına dayandığına dikkat çekilirken, bu noktada önemli bir şeffaflık sorunu da gündeme geldi. Uzmanlar, birçok şirketin yapay zekaya özgü su ve enerji tüketimini ayrı kalemler halinde açıklamadığını, özellikle elektrik üretimi sırasında kullanılan suyun çoğu zaman hesaplamalara dahil edilmediğini belirtiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) daha önce yayımladığı veriler de bu tabloyu destekler nitelikte. Ajansa göre, yapay zeka odaklı veri merkezleri, enerji tüketimi açısından alüminyum eritme tesisleriyle benzer seviyelere ulaşmış durumda. IEA, küresel veri merkezi elektrik tüketiminin 2030 yılına kadar iki katından fazla artacağını öngörürken, bunun su kaynakları üzerindeki baskıyı da ciddi biçimde artıracağı uyarısında bulunuyor.
IEA verilerine göre, bugün inşa edilen en büyük yapay zeka veri merkezlerinin her biri yaklaşık 2 milyon hanenin tükettiği kadar elektrik kullanıyor. Küresel veri merkezi elektrik tüketiminin yüzde 45’inin ABD’de, yüzde 25’inin Çin’de ve yüzde 15’inin Avrupa’da gerçekleştiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu hızlı büyümenin çevresel etkilerinin daha yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.