Uzun Süreli Araştırma Uyardı: Bazı Gıda Koruyucuları Kanser Ve Diyabet Riskini Artırıyor
Ultra işlenmiş gıdalarda yaygın olarak kullanılan bazı koruyucu maddelerin, kanser ve tip 2 diyabet riskini ciddi oranda artırabileceği ortaya kondu. Fransa’da yürütülen ve binlerce kişiyi kapsayan iki kapsamlı araştırma, uzun vadeli tüketimin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Uzmanlar, 170 binden fazla kişinin beslenme verilerini analiz etti. Bulgular, özellikle işlenmiş gıdalarda yer alan katkı maddelerinin prostat ve meme kanseriyle ilişkili olabileceğini gösterdi. Araştırma ekibinin başında yer alan bilim insanı Mathilde Touvier, sonuçların dünya genelinde yaygın olarak kullanılan bu maddeler açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.
Başka bir çalışmada ise 14 yıl boyunca takip edilen 105 bin kişinin verileri incelendi. İnceleme sonucunda, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından “güvenli” kabul edilen bazı koruyucuların kanser riskiyle bağlantılı olduğu belirlendi.
Araştırmaya göre işlenmiş et ürünlerinde sıkça kullanılan sodyum nitrit, prostat kanseri riskini yüzde 30’un üzerinde artırırken; potasyum nitrat meme kanseri riskinde belirgin bir yükselişle ilişkilendirildi. Şarap, peynir ve bazı soslarda yer alan potasyum sorbatın da meme kanseri riskini artırabileceği ifade edildi. Ayrıca fermente ürünlerde bulunan asetat ve asetik asidin genel kanser riskini yükselttiği tespit edildi.
Diyabet Riski de Artıyor
Koruyucu maddelerin metabolik hastalıklar üzerindeki etkisini ele aldı. Çalışmada, en fazla koruyucu madde tüketen bireylerde tip 2 diyabet riskinin, en az tüketenlere kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olduğu belirlendi.
Sodyum nitrit, potasyum sorbat ve asetik asit gibi maddelerin yanı sıra kalsiyum propiyonatın da diyabet riskini artırdığı kaydedildi. Ayrıca C ve E vitamini gibi antioksidanların doğal besinler yerine katkı maddesi formunda alınmasının, metabolik dengeyi olumsuz etkileyebileceği görüşü öne çıktı.
Uzmanlardan “Taze Gıda” Çağrısı
Araştırmacılar, elde edilen bulguların gözlemsel nitelikte olduğunu ve kesin neden-sonuç ilişkisi için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Buna rağmen sonuçların, ultra işlenmiş gıdalardan uzak durulması ve taze, doğal besinlere yönelinmesi yönündeki halk sağlığı önerilerini güçlendirdiği ifade ediliyor.
Uzmanlar ayrıca, gıda endüstrisinde kullanılan katkı maddelerine ilişkin düzenlemelerin tüketici sağlığı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.