Tıbbın “Hakim ve Savcısı” Patologlar: Hastalıkların Son Tanısını Onlar Koyuyor
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojinin tanı ve tedavi süreçlerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Patologların, vücudun her bölgesinden gelen örnekleri inceleyerek hastalıkların nihai tanısını koyduğunu belirten Yılmaz, gelişen genetik yöntemler ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserin gelecekte korkulan bir hastalık olmaktan çıkabileceğini ifade etti.
Patoloji, çoğu zaman yalnızca kanserle özdeşleştirilse de iltihabi hastalıklardan poliplere kadar çok geniş bir hastalık yelpazesini kapsayan bir bilim dalıdır. Prof. Dr. Fahri Yılmaz’a göre patoloji, klinik branşlar için adeta bir “hakim ve savcı” gibidir; çünkü verilen son tanı, hastanın alacağı tedavinin yönünü doğrudan belirler.
Vücudun saçlı derisinden ayak tırnağına kadar her bölgesinden alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarlarına gelir. Bu örnekler önce makroskopik olarak değerlendirilir, ardından mikroskobik inceleme için hazırlanır. Teknik personelin yaptığı doku takibi, kesit alma ve boyama işlemleri, patologların doğru tanıya ulaşmasında kritik öneme sahiptir.
Patologların verdiği bilgiler yalnızca “tümör var mı yok mu” sorusunu değil; tümörün hangi organa yayıldığını, hangi tabakalara ulaştığını ve hastalığın hangi evrede olduğunu da kapsar. Bu veriler, hastanın yaşam süresi ve tedavi başarısı açısından belirleyicidir.
Günümüzde genetik analizler ve hedefe yönelik (“nokta atışı”) tedaviler ön plana çıkmaktadır. Prof. Dr. Yılmaz, kanserin hücresel düzeyde hangi aşamada duraksadığının saptanabildiğini ve buna uygun tedavilerin geliştirildiğini vurgulayarak, gelecekte kanserin ölümcül bir hastalık olmaktan ziyade uzun süre yönetilebilen bir hastalığa dönüşebileceğini ifade etmektedir.