İran Krizi Küresel Gerilimi Tırmandırıyor
Küresel siyaset ve enerji piyasaları sarsılmaya devam ediyor. Donald Trump, ABD ordusunun İran’a yönelik saldırıları 4 ila 5 hafta boyunca kesintisiz sürdürebileceğini açıkladı. İran yönetimi ise hiçbir baskı altında müzakere masasına oturmayacağını ilan etti. Türkiye sınırında güvenlik önlemleri artırılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan diplomatik temaslarını hızlandırdı. Kriz, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ekonomi için ciddi riskler barındırıyor.
ABD eski Başkanı Donald Trump, The New York Times’a yaptığı açıklamada operasyonun kapsamını ve süresini net şekilde ortaya koydu. Trump, ABD ordusunun gerekirse İran’a yönelik saldırıları 4 ila 5 hafta boyunca aralıksız sürdürebileceğini belirtti. Pentagon’un yeterli asker, füze ve mühimmat stokuna sahip olduğunu vurgulayan Trump, operasyonun lojistik bir engelle karşılaşmayacağını ifade etti.
Trump’ın en dikkat çekici açıklaması ise İran’daki yönetim yapısına ilişkin oldu. “İran’ı yönetecek potansiyel adayların hepsi öldürüldü” iddiasında bulunan Trump, mevcut sistemin çöktüğünü ima etti. İran’ı yönetmek için elinde “üç çok iyi seçenek” olduğunu belirten Trump, bu isimleri operasyonun sonunda açıklayacağını söyledi. Bu sözler, uluslararası kamuoyunda rejim değişikliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İran cephesi ise sert bir duruş sergiledi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri, ABD’nin askeri ve psikolojik baskılarına boyun eğmeyeceklerini açıkladı. İran tarafı, hiçbir tehdit veya baskı altında ABD yönetimiyle masaya oturmayacaklarını ilan ederek diplomatik kanalları fiilen kapattı.
Savaşın dikkat çeken gelişmelerinden biri de Kuveyt’te yaşandı. Düşen bir ABD savaş uçağının pilotunun, bölgedeki Kuveyt halkı tarafından bir aracın bagajına saklanarak güvenli bölgeye kaçırıldığı bildirildi. Bu olay, bölgedeki yerel unsurların çatışmalara verdiği beklenmedik ve plansız tepkilerin sembolü olarak yorumlandı.
Bölgesel gerilim Türkiye sınırına da yansıdı. Güvenlik protokolleri kapsamında Türkiye ile İran arasındaki günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı olarak tamamen durduruldu. Sınır hattında askeri teyakkuz en üst seviyeye çıkarıldı. Ankara, gelişmeleri yakından takip ederken diplomatik girişimlerini hızlandırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, krizin küresel bir felakete dönüşmesini önlemek amacıyla Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Türkiye, tüm taraflara silahları bırakma ve diplomasiye dönme çağrısı yaparak bölgedeki “istikrar adası” rolünü vurguladı.
Trump ayrıca Körfez’deki Arap ülkelerinin İran’a yönelik saldırılara ABD ile birlikte katılmasını gerekli görmediğini açıkladı. Bu yaklaşım, Washington’un bölgedeki geleneksel ittifak mekanizmalarını devre dışı bırakarak operasyonu tamamen kendi inisiyatifiyle yürütme stratejisi izlediği şeklinde değerlendiriliyor.
İran halkına ve olası yeni yönetime de mesaj gönderen Trump, “Eğer yeni liderlik pragmatik bir ortak olduğunu kanıtlarsa, yaptırımlar kaldırılabilir” dedi. Ancak bu teklifin ön şartının İran’ın mevcut direncini kırması ve ABD’nin koşullarını kabul etmesi olduğu belirtiliyor.
Savaşın genişleme ihtimali, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı hedef tahtasına yerleştirdi. Olası bir enerji arz kesintisi ve petrol fiyatlarında sert yükseliş ihtimali, küresel piyasalarda resesyon korkularını artırdı.
Trump, operasyon sonunda İran’ın “boyun eğeceğini” savunsa da sahadaki direniş ve bölgesel aktörlerin tavrı, önümüzdeki 5 haftalık sürecin yalnızca askeri değil ekonomik ve diplomatik açıdan da dünya için ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.