USD 8,74
EUR 10,37
ALTIN 495,67
BIST100 1.391
Bip BİP İletişim Hattı 0532 629 40 54

COVID-19 pandemisinde diş hekimliği

Prof. Dr. Hakan AKIN

Prof. Dr. Hakan AKIN

22 Mayıs 2021 | 23:05

SARS CoV-2 virüsü, RNA zarflı bir virüs olup, öksürme, hapşırma veya konuşma esnasında havaya saçılan partiküller aracılığı ile veya burun ve ağız mukozası ve göz ile direkt temas sonucunda bulaşmaktadır. Konuşma, öksürme veya hapşırma esnasında 50 µm’den daha küçük olan saçılmalar aerosol denen küçük damlacıklar olarak adlandırılmaktadır. Virüsün aerosol içerisinde en az 3 saat, yüzeylerde ise 72 saat yaşadığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Dental işlemlerin doğası gereği neredeyse yapılan tüm işlemlerde aerosol oluşmakta ve enfekte bir hasta, hekim ve yardımcı personelin hastalığı kapmasına (yada tam tersi) sebebiyet vermektedir. Diş taşı temizliği, diş kesimi, dolgu, kanal tedavisi, implant uygulamaları, 20 yaş diş çekimi, hareketli protezlerde tesviye yapılması ve yükseklik kontrolü sonrası yapılan aşındırma işlemleri gibi birçok tedavi bu kapsamda yer almaktadır. Tüm bu işlemlerde, aeratör veya anguldruva gibi yüksek devirle dönen el aletlerinin su soğutması altında kullanılması aerosolün oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de gerek hastaların ve gerekse de hekim ve yardımcı personelin enfekte olmaması için titizlikle dikkat edilmesi ve uygulanması gereken önlemler bulunmaktadır.

Diş hekimleri enfeksiyon kontrolünde en tecrübeli ve en donanımlı meslek grubudur diyebiliriz. Pandemi süreci öncesinde de hepatit ve aids gibi bulaşıcı ve tehlikeli hastalıklar başta olmak üzere, çapraz enfeksiyonun önlenmesi amacıyla sıkı tedbirler altında tedaviler yapılmakta idi. Pandemi sürecinde mevcut tedbirlere ilaveler yapma ihtiyacı doğdu. Örneğin, bekleme salonundaki dergiler, broşürler ve oyuncaklar kaldırıldı. Gerek bekleme salonlarında gerekse de muayene odalarında hepa filtre ihtiva eden yada UV ile dezenfeksiyon sağlayan hava temizleyiciler ile ortam havası sürekli olarak partiküllerden veya aerosollerden arındırılmaya başlandı. Odanın doğal havalandırılmasında, her bir hasta için, 60 L/s ‘nin yeterli olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, muayene odası ve bekleme salonunun sürekli olarak havalandırılmasını ve %5’lik sodyum hipokloritin 1:100 dilusyonunun yüzeylere ortalama 10 dakika boyunca uygulanmasını önermektedir. Virüsün deaktive edilmesi ile ilgili birçok formül önerilmektedir. Ancak bu formüllerden birine sahip değilsek veya zarar görebilecek yüzeyler için doğal sabun veya %70’lik alkol solüsyonlarının kullanımı European Center for Disease Prevention and Control (ECDC) tarafından önerilmektedir.

3 temel koruyucu ekipman, eldiven, maske ve gözlük diş hekimleri tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak, bu süreçte FFP2 veya N95 maskeler tercih edilmelidir. Yine siperliklerin kullanımı enfeksiyonun hekim ve yardımcı personele yayılmasının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca, hekim ve yardımcı personel sakal uzatmamalı ve traşlı olmalıdır. Uzun saça sahip hekim yada yardımcı personel saçlarını mutlaka bone içerisine toplamalıdır. Yine tırnaklar da kısa olmalıdır. Saat, yüzük, bileklik ve kolye gibi takılar kullanılmamalıdır. Eller alkol bazlı dezenfektanlar ile en az 20 sn hem işlemden önce hem de işlemden sonra yıkanmalıdır. Yüzeylere mümkün mertebe temas edilmemelidir (bilgisayar, mouse, sandalye, fotoğraf makinesi veya cep telefonu gibi).

Ünitlerde iki adet tükürük yada sıvı emici bulunmaktadır. 1. si genellikle su ile çalışır ve orta hacim emici olarak adlandırılmaktadır ve 90 mmHg dan daha yüksek emiş gücüne sahiptir. Diğeri ise yüksek hacim emici olarak geçer ve 250 mmHg dan daha yüksek emiş gücüne sahiptir. Sıklıkla aerosol ucu yada kanül ile veya cerrahi emici ucu ile kullanılır. İşlem esnasında döner aletlerin kullanılması gerektiği durumlarda mutlaka çift emici sisteminin kullanılması gerekir. Çift emici kullanıldığı durumlarda SARS CoV-2 virüsünün aerosol aracılığı ile dahi olsa yayılmadığı tespit edilmiştir. Tedavi işlemleri sonrasında muayene odasının dezenfeksiyonuna ve havalandırılmasına geçilmelidir. Aerosolün işlem sonrasında havada 30 dak ‘ya kadar asılı kaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle muayene odasında hiçbir işlem yapılmamalı ve 30 dak beklenmelidir. Bu sürenin sonunda muayene odası havalandırılmalı ve ünitin her zamanki gibi dezenfeksiyon işlemlerine başlanmalıdır.

Atlanılmaması gereken önemli bir konu sağlığın ağızda başladığı gerçeğidir. Bu nedenle, pandemi sürecinde bile diş tedavileri aksatılmamalıdır. Diş kaynaklı kist veya enfeksiyonlar sürekli olarak bakteri üretir ve kana salarlar. Yani kandaki bakteri oranını artırırlar ve dolaşımdaki kan ile vücudun direncinin düşmesine veya enfeksiyonlara neden olurlar.

Ayrıca ağız bakımları da bu süreçte özellikle titizlikle yapılmalıdır. Günde 3 kez dişler fırçalanırken yine çapraz enfeksiyonun önlenmesi için, her bir aile ferdi kendi diş macununu ve fırçasını kullanmalıdır. Yani özellikle bu süreçte herkesin macunu da ayrılmalıdır. Fırçalar ise sık sık değiştirilmelidir. 6 aydan daha uzun süre diş fırçası kullanılmamalıdır, mutlaka değiştirilmelidir.