15 Yaşında Başladı, 34 Yıldır Ağaçlara Nefes Veriyor
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki enstrüman ustası Suat Güzel, 15 yaşında eline aldığı bir tahta parçasıyla başladığı mesleğini 34 yıldır sürdürüyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe yapımında uzmanlaşan Güzel, atölyesindeki bilgi ve tecrübesini 9 yaşındaki oğlu Nizamettin’e aktararak zanaatını gelecek kuşaklara taşımayı hedefliyor.
Küçük bir tahta parçasıyla başlayan yolculuk
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Suat Güzel’in enstrüman yapım serüveni, henüz 15 yaşındayken okulda düzenlenen bir müsamerede başladı. Bir arkadaşının elindeki tahta parçası ve çakıyla oyalanmak isteyen Güzel, kısa süre sonra elinde küçük bir bağlama formu oluştuğunu fark etti. Bu ilk deneme, onun hayatının dönüm noktası oldu.
İlk yaptığı enstrümanın Laz kemençesi olduğunu belirten Güzel, ilerleyen yıllarda bağlama yapımına yöneldiğini, ardından klasik kemençe imalatında uzmanlaştığını söyledi. Yaklaşık 10 yıldır ise Kazak dombrası üretimine ağırlık verdiğini ifade eden usta, kemençe ve dombrayı düzenli olarak yaptığını, diğer sazları ise özel sipariş üzerine hazırladığını dile getirdi.
“Selvi kokusu beni hocamın atölyesine götürür”
Müziğe küçük yaşlarda enstrüman çalarak başlayan ve konservatuvar eğitimi alarak işin teorik ve pratik yönünü geliştiren Güzel, atölyesine olan bağlılığını ise selvi ağacının kokusuyla anlatıyor.
Klasik kemençenin göğüs tahtasında kullanılan selvi ağacının kendine has bir kokusu olduğunu belirten Güzel, bu kokunun onu üniversite yıllarında imalat eğitimi aldığı hocasının atölyesine götürdüğünü söyledi. Ağaçların her birinin farklı bir kokusu ve karakteri olduğunu dile getiren Güzel, atölyesine olan sevgisini şu sözlerle ifade etti:
“Beni atölyeme kapatsanız, ‘Bir hafta yemek ve su yasak’ deseniz ağzımı açıp itiraz etmem. Biraz abartı ama ancak böyle anlatabilirim. Atölyemi çok seviyorum.”
Seri üretim zanaatı zorluyor
Mesleğin geleceğine dair endişelerini de paylaşan Güzel, gençlerin hedef eksikliği ve seri üretim yapan büyük atölyelerin el emeği ürünlere göre daha ucuz olması nedeniyle zanaatın zorlandığını belirtti. Çok sayıda üretim yapan atölyelerin fiyat avantajı nedeniyle tercih edildiğini söyleyen Güzel, el yapımı enstrümanların ise emek ve sabır gerektirdiğini vurguladı.
Kendi çocuklarına mesleği öğretmeye çalıştığını belirten Güzel, meslek seçimlerine karışmadığını ancak elindeki zanaatı onlara aktarmayı görev bildiğini ifade etti.
“Nizamettin bizzat çırağımdır”
Güzel’in en büyük destekçisi ise 9 yaşındaki oğlu Nizamettin. Üçüncü sınıfa giden küçük Nizamettin, atölyede zımpara yapıyor, malzeme taşıyor ve babasının verdiği küçük görevleri yerine getiriyor.
“Oğlum bilfiil çırağımdır” diyen Güzel, büyük oğlunu enstrüman çalma konusunda eğiterek güzel sanatlar hocalarına emanet ettiğini, ancak Nizamettin’in doğrudan atölyede yetiştiğini söyledi.
Küçük Nizamettin ise babasıyla vakit geçirmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Babama yardım ediyorum. ‘Şunu getir’ dediğinde getiriyorum, zımpara yapıyorum. Babamdan tahta istemiştim, o tahtayla kemençe kesip arkadaşıma hediye ettim. Burada babamla müzik aleti yapıp vakit geçirmek hoşuma gidiyor” ifadelerini kullandı.