15 Yaş Üstü Nüfusun Büyük Bölümü Gününü Oturarak Geçiriyor
Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusun önemli bir kısmı boş zamanlarını hareketsiz geçiriyor. Verilere göre her 3 kişiden 2’si gününü çoğunlukla oturarak ya da uzanarak tamamlıyor. Uzmanlar, artan hareketsiz yaşam tarzının obezite, kalp-damar hastalıkları ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların yaygınlaşmasına zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.
Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusa ilişkin yaşam alışkanlıklarını ortaya koyan veriler, toplumun büyük bölümünün boş zamanlarını fiziksel aktivite yerine hareketsiz şekilde değerlendirdiğini gösteriyor. Günlük yaşamın büyük kısmını masa başında, ekran karşısında ya da dinlenerek geçiren bireylerin oranı dikkat çekici seviyelere ulaştı.
Araştırma sonuçlarına göre her 3 kişiden 2’si gününü çoğunlukla oturarak ya da uzanarak tamamlıyor. Özellikle şehir yaşamının getirdiği yoğun tempo, masa başı işler, uzun süreli telefon ve bilgisayar kullanımı ile televizyon izleme alışkanlığı, fiziksel hareketliliğin azalmasında başlıca etkenler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, düzenli fiziksel aktivitenin hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Hareketsiz yaşam tarzının obezite, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve tip 2 diyabet riskini artırdığına dikkat çekilirken, genç yaş gruplarında dahi bu risk faktörlerinin görülmeye başladığı ifade ediliyor.
Ayrıca fiziksel aktivite eksikliğinin yalnızca fiziksel hastalıklarla sınırlı kalmadığı, depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla da ilişkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapılmasını, günlük yaşamda yürüyüş, merdiven kullanımı ve basit egzersizlerle hareketliliğin artırılmasını öneriyor.
Toplum genelinde farkındalığın artırılması, okullarda ve iş yerlerinde hareketi teşvik eden uygulamaların yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında yürüyüş ile bisiklet yollarının artırılması gibi adımların, hareketsiz yaşamla mücadelede önemli rol oynayacağı değerlendiriliyor.